Sessizliğimin Sesi
ALS İle Yaşamak
Yüzleşme Zamanı...
Giderek Zinnet Hanım’ın ağzına aldığı lokmaları çiğneme zorluğu yanında yutma zorluğu da başladı. Bunun için ister istemez yemeği sulandırıp, belli bir sıvılaşma sağladıktan sonra yedirmek için çalıştılar. Ancak bunu da Zinnet Hanım kabul etmiyor, ret ediyordu. Yine boyun kasları artık başını taşıyamıyor; bu kez kafa kısmı gövdenin üzerine düştüğü için, yemek ve solunum borusuna baskı yapıyor; bu da nefes almasını ve yemesini güçleştiriyordu. Bunun üzerine boyun kısmına bir boyunluk takmak istediler. Böylece rahatça yiyebileceğini, yemek yerken ağız kısmından vücuduna yemeğin dökülmesinin engelleneceğini; ciğerlerine yemek artığı kaçmasının kısmen önüne geçebileceğini düşünüyorlardı.
Zinnet Hanım hastalığı kendisine yakıştıramadığı için bunu da kabul etmedi. Henüz daha bu denli yoğun biçimde hastalığın etkisi kendisini göstermeden önce, yani en azından konuşması bütünüyle gitmeden önce Zinnet Hanım eski günleri ve duyduklarını anımsar; kendi akrabaları arasında kendisi gibi bu tür bir hastalık yaşamış olan birisini aklına getirir ve:
-“Bende mi bu kaderi yaşayacağım” derdi.

Hülya İlgün'ün yaşadıklarını kaleme alması
Bu sağlık sorunu ile yüzleşene kadar yazarımız Hülya İlgün ve aile bireyleri için ALS bilinmedik bir şeydi. Onları bu süreçte bekleyen en büyük zorluk ALS'yi kabullenmek ve Ziynet hanımın yanında olmaktı. Nitekim bütün aile bireyleri olarak kenetlenerek bu zor günlerde değerli anneleri Ziynet hanımı bir an bile yalnız bırakmadılar.
Elbette kitaptaki bu yoğun duygu aktarımı kelimelere de yansıdı.
Bu kitapta siz de kendinizden bir parça bulacaksınız...